2/1/2009 - “Kitaplarda Ölmek
Adı, soyadı Açılır parantez Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti Kapanır, parantez.
O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları. ……. Parantezin içindeki çizgi Ne varsa orda Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci Ne varsa orda. ........ Behçet Necatigil
|
|
|
18/11/2008 - EN ÖNCE VE İLLA Kİ SAĞLIK OLSUN!....
EN ÖNCE VE İLLA Kİ SAĞLIK OLSUN!....
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama. Yarım saat erkene kurulsun saatin. Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin... Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin. Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin. Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin. Ona har cayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart. Çek kızarmış ekmek kokusunu içine Bak güzelim kahvaltının keyfine... Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis. Önce sa na güzel gelsin aynadaki siluetin. Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile. Sonra koş git işine, dünden, önceki günden, Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla, Ohhh şöyle bir hafifle... Bir güzel kahve ısmarla kendine, seni mutlu eden sesi duymak için alo de. Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık. Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa... Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak. Çiçek görürsen kokla, köpek görürsen okşa, çocuk görürsen yanağından makas al... Sonra, şöyle bir düşün. Kimler sana yol açtı, sen çok dar da iken?... Kimler seni ferahlattı, hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?.. Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?... Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara!... Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor!... Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, yüzünde güller açtıracak.. Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun... Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun... Saklama tabakları, bardakları misafire. Sizden ala misafir mi var bu dünyada?.. Ailecek k urulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil. Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi. Tadına var akşamının... Gece evinde, dostların olsun. Sohbet mezen, kahkahan içkin olsun... Arkadaşım, hayat bu. Daha ne olsun? Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!
Can Yücel |
|
|
|
20/10/2008 - NAKIŞ
Unuttuğumu sanma, Unutmadım Ama zor geliyor bu yaştan sonra Mürekkep haznesi hasretle doldurulmuş bir dolmakalem ile mektup yazmak, her sözcüğünü sevda ile nakışlamak . Çünkü beyaz bir kağıdın yüzünde, bembeyaz bir lekedir, yaşlanmak REFİK DURBAŞ
|
|
|
18/10/2008 - Kıtlama
Hayat dediğin bir bardak çay, İnsan ise sadece bir şeker Karıştırdıkça hayattan tat aldığını sanırsın, Oysaki; Hayatın seni erittiğini Çay bitince anlarsın!!!
|
|
|
26/6/2008 - 2 satırlık şiirler -devam-
ben seni gitmelerinde de sevdim sen benim kalmalarımı anlamadın..
& şu dünyadan göçüp gitmek var ya bu ne ya!
& 'içimdeki beldenin her damında bir sala yokluk dipsiz felaket, varlıksa büyük bela..,
& -su- herkesi temizledin de aslında bir sen kirlendin
& -yumurta- içindeki büyüdüğünde kabuğunu beğenmeyecek.
& sana güzel deyorlar; sakın olma.
|
|
|
24/6/2008 - 2 satırlık şiirler
merhaba merhaba erenler, merhaba dostlar, merhaba kuzular, merhaba kurtlar(!)
dua optum kabe'nin duvarini, agladim hungur hungur ne olur ya rab, milletimin yuzunu guldur
sakin seyret yavrum videoyu, televizyonu, yut bu yemi; sakin kitap okuma, muzik dinleme, he mi(!)?
acilar bu cileler cekilecek, bu acilar yasanacak, su uyuz kopek bir havlayacak bir kasinacak
maddiyat hersey maddelesti demir gibi kagit gibi dus yakamdan maddiyat, toz gibi moloz gibi
6666 sen de biliyorsun ben de biliyorum, seni, alti bin alti yuz altmis alti kere seviyorum
uskudar'a gider iken... uskudar'a gider iken aldi da bir yagmur bu yagmur iyi de, ne bu pislik bu camur?
saskinlar bu aksam butun meyhanelerini dolastilar istanbul'un dolastilar da muhabbet neresinde bunun?
tarih bak ogul ne mutlu sana; alparslan'in var, fatih'in, ataturk'un, inan buna, sonse gunes, sonmeyecek buyuk ulkun
bayrak sen ay yildizsin, sen kirmizi beyaz seni ne sicak yildirir ne de ayaz
nane az yasa cok yasa akibet basa gelirmis derler, derler de gene de her naneyi yerler
kul kul sikisir "ya hakk" der gece gunduz yilmadan, ne verdin de ne istersin hic utanmadan sikilmadan
sen ve ben oyle bir an geldi ki sen oldum ben, ben oldun sen haydi sevmiyorum desene istersen
|
|
|
23/3/2008 - KAFDAĞI
KAFDAĞI Alsam tahta kılıçımı elime Dut ağacından el imalatı Yay ile okumu assam sırtıma Atlasam bir sopadan ibaret olan atıma Bir masal kahramanı gibi, dörtnala... Dağlar tepeler aşarak, Az gitsem ,uz gitsem, bir ömür kadar çabuk gitsem. Varsam Kafdağının ardına Salsam şeytan uçurtmanın ipini, Başıma miğfer yapsam patlak topun tersini, Bir yaz akşamı mahalle arkadaşlarımla Diz kapaklarımda yara kabuklarımla Kandıramasalar elma,armutla Kimseler bulamasa çıktığım ağaç dalında Kukalı saklambaçta kurt olsam Ne ben dünyanın umurunda olsam Ne de dünya benim umurumda Ne açlığımı bilsem Ne tokluğumu Ne varlığımı bilsinler, ne de yokluğumu Bir masal kadar bile sürse Bir kez daha yaşasam çocukluğumu Sait Alıcı
|
|
|
12/2/2008 - Hastane yatağındaki Çocuk...

Bana Çiçek Gönderme Bir kuş ağacı gönder Dallarında gezinsin Kül rengi güvercinler Konsunlar yastığıma Uyutmak için beni Sırtlarında kuş tüyü Gagalarında ninni Kaldırıp yatağımı Uçursunlar göklere Kendimi yıldızlarda Bulayım birdenbire Bana çiçek gönderme
Bir kuş ağacı gönder Alnıma dokunanlar İyileşmiş desinler Ülkü Tamer
|
|
|
5/1/2008 - ...
Şu geçeni durdursam, çekip de eteğinden; Soruversem: haberin var mı öleceğinden? ...
|
|
|
12/11/2007 - YAŞAM
yaşamayı seviyorum... yaşamayı seviyor... yaşamayı sev... yaşamayı... yaşama... yaşam... yaşa... yaş... ya..
|
|
|
|
Günün sözü
Kategoriler
|